Hitman: Absolution İnceleme

Bu hafta Steam kütüphanemi karıştırırken bir indirim döneminde aldığım ve oynamayı unuttuğum bir oyunu gördüm. Oyunun adını başlıkta zaten görebiliyorsunuz. Oyunun ana hikaye bölümlerini bitirdikten sonrada bir Hitman: Absolution inceleme yazsını yazma gereksinimini duydum.

İnceleme yazıma başlamadan önce artık oyun incelemelerini yaparken oyunlara farklı bir şekilde de yöneleceğimi duyurmak isterim. Malum originistan internet sitemi 2019 yılında açtım ve oynadığım oyunlarda çoğunlukla geçmiş senelerde çıkan oyunlar. Bu oyunların halihazırda bir çok inceleme yazısı bulunuyor ve aynı şeyleri fazla tekrarlamanın gerekli olmadığını düşünüyorum. Bundan dolayı da artık eski oyun incelemelerimizde dikkate alacağımız yeni konumuz: 2020’de (ya da içinde bulunduğumuz yıl hangi yıl ise) oynanabilir bir durumda mı?

Evet bu konuları da aradan çıkarttığımıza göre inceleme yazımda spoiler olmadığını da belirteyim ve başlayalım.

Resmi Türkçe Altyazı Desteği

Oyunu indirdim ve hemen internette bir Türkçe dil yaması aramaya başladım fakat bulamadım. Tam içimden “İngilizce oynayacağız yine bir oyunu…” derken bir de ne göreyim: Oyun Türkçe!

Hemen internette ufak bir araştırma yaptım ve oyunu geliştiren şirket IO Interactive’in CEO’sunun bir Türk ve adının Hakan Abrak olduğunu gördüm. Oyunun Türkçe dil desteği ile gelmesine çok memnun oldum.

Hikaye

Oyuna Diana isminde Hitman’in önceki oyununda gördüğümüz bir karakteri öldürme kontratı ile başlıyoruz. Teşkilatın onu öldürmek istemesinin sebebi kendilerinde ihanet etmiş olması. Tabi ki Ajan 47 işini büyük bir profesyonellik ile yapıyor ve Diana’nın son sözlerine kulak veriyor. Bu son sözler ise: Victoria adındaki genç bir kızı kurtarmak.

Tabi ki Teşkilat Ajan 47’nin bu ihanetine sessiz kalmıyor ve kızı aramaya başlıyorlar. Bu süre zaafında ise biz de Ajan 47 ile olayları anlamak için yalnız bir şekilde işe bir maceraya atılıyoruz.

Başlangıç fragmanında zaten yukarda verdiğim blgileri öğreniyorsunuz bunlar tam bir spoiler sayılmaz. Fakat hikaye ile ilgili şunu söylemek isterim ki akıcılığını son ana kadar kaybetmiyor. Merak duygusu çoğu zaman kaybolmuyor ve oyunun içine çekildiğinizi hissediyorsunuz.

Oynayış

Oyun bölüm bölüm dizayn edilmiş. Toplamda 20 bölümden oluşan ana hikaye normal tempoda yaklaşık 14 saat sürüyor. Tabi bazı bölümleri tekrar tekar bitirerek oynarsanız bu süre daha da uzuyor.

Oyun her bir bölümü çok farklı bir şekilde bitirmenize olanak sağlıyor ki bu özelikle bir bölümü tekrar oynadığınızda “Ben aynı şeyleri yapıyorum.” algısını yıkıyor. Bir bölümü bitirdiğimde de “Bu adamı bir de şöyle öldüreyim.” dediğim çok oldu ve farklı öldürmelere farklı diyaloglar yazılması da oyuna can katmış diyebilirim.

Oyunu sadece gizli giderek minimum öldürme ile de oynayabilirsiniz ya da saf aksiyon ile paldır küldür düşman öldürerekte, oyun bazı bölümler hariç bu seçimi tamamen size bırakıyor. Fakat bölüm sonlarında sizi değerlendirdiğinde eğer gizlilik kullanmamışsanız size kötü puan veriyor. Burada oyuncuya tek bir oynayış tarzını dayatmaması gerçekten güzel bir şey.

Oyunda en çok kullandığımız mekanik kuşkusuz İçgüdü mekaniği. Bu mekanik ile düşmanların hareket yollarını, neler yaptıklarını ve çevremizdeki objeleri saptayabiliyoruz. Oyunda yüksek zorluk seviyelerinde bu özellikleri dilerseniz kısıtlayabilirsiniz. Fakat içgüdü mekaniği gerçekten çok iyi çalışıyor.

Vuruş hissi ise gayet yerinde düşmanı boğduğunuzda, bıçakladığınızda veya vurduğunuzda animasyonlar sırıtmıyor ve keyif alıyorsunuz.

Bir gizlilik oyununda en önemli elamanlardan biri ise yapay zeka. Fakat burada bazı sıkıntılar mevcut. Yapay zeka düşmanlar bazen duvarların arkasından ateş ediyor, objelerin arkasındaki cesetleri fark edip oyun gidişatınızı ciddi bir şekilde etkileyebiliyor. Fakat bunların yanında güzel detaylar da var. Örneğin düşmanla çatışırken yerinizi fark ettirmeden değiştirirseniz yapay zeka düşmanlar sizin eski yerinize odaklanıp oraya ateş ediyor ve onları gafil avlamanıza olanak sağlıyor. Bu ve bunun gibi detaylar oyuna ne kadar renk katsa da özellikle objelerin arkasındaki cesetleri fark etme durumu canınızı sıkabiliyor.

Bölüm Tasarımları, Atmosfer, Sesler ve Grafikler

Hitman Absolution inceleme yazımıza bölüm tasarımları ile devam edelim. Oyun bölümler halinde gittiği için kuşkusuz önemli başlıklardan birisi bölüm tasarımları. Oyun güzel bölüm tasarımlarına sahip. Kalabalık meydanlarda geçen bölümlerde yaşayan karakterler çeşitli arka plan konuşmaları gayet tatlı olmuş. Bazen alakasız bir yerde giderken duyduğunuz bir konuşma size bölümü geçmede bir fayda sunarken bazı yerlerde ise sizi güldürebiliyor. Çoğu bölüm farklı farklı mekanlarda hatta bazen farklı coğrafyalarda geçiyor. Bu geçişlerdeki diyalog farkları ve karakter modellemeleri ise sizi bölümün geçtiği yere adapte ediyor.

Silah sesleri, karakter seslendirmeleri ve atmosfer sesleri gayet güzel. Grafikler ise oyun 2012’de çıkmasına rağmen gayet yeterli.

Hitman Absolution İnceleme

Ben sevdim bu oyunu. 2020’de kesinlikle oynanır ve hala zevk verir. Oyun Steam‘de 35 TL gibi bir fiyata satılmakta. İndirim dönemlerinde 7 TL civarlarına düşüyor. Kesinlikle alıp oynamanızı öneririm.

Hitman Absolution inceleme yazım bu kadardı. Oyunlar kategorimizdeki diğer yazılar için burayı kullanabilirsiniz. Okuduğunuz ve zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments